Devlet Bakanı Ve Başbakan Yardımcısı Arınç:
Devlet Bakanı Ve Başbakan Yardımcısı Arınç:
(IHA) Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın iç çekirdeği olduğunu iddia ettiği ’karargahı’ açıklaması gerektiğini belirterek, "Ama ’yok gözlerimle görmedim, sadece bir şüphe taşıyorum’ derse benim de kendileri ve partileriyle ilgili bazı şüphelerim var. O zaman onları konuşma hakkım doğar" dedi. Parlamento Muhabirleri Derneği’ni 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla ziyaret eden Arınç, burada gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Gazetecilerin sorularını cevaplandıran Arınç, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın, tartışma teklifini kabul etmesi durumunda bunun nasıl bir platformda olacağının sorulması üzerine, "Zaten bazı kanallardan moderatörler ’aman ben olayım’ demeye başladılar. Ama bakın bir daha tekrarlıyorum. Ben Sayın Baykal’a ’tartışalım, gelin’ diye bir teklifte bulunmadım. ’Eğerbir tartışma gerçekleşirse, buna ihtiyaç olursa ben ancak Sayın Baykal ile bunu tartışabilirim’. Hem benim Türkçeyi en iyi konuştuğumu ifade edecekler hem de böyle tersinden bu işe bakacaklar, bu mümkün değil. Benim haddim değil ki Sayın Baykal’a ’tartışalım’ diyorum. Ama Sayın Kılıçdaroğlu’nun teklifinin yerinde olmadığını, olsa olsa Sayın Baykal ile bazı konuları tartışabileceğimi söylüyorum" yanıtını verdi. ’İÇ ÇEKİRDEK’ YANITI Arınç, Baykal’ın grup toplantısında kendisiyle ilgili olarak, ’Arınç, gelişmeleri kamuoyundan önce bilme noktasında olan iç çekirdeğin bir parçasıdır. Benim değerlendirmem; Türkiye’deki bu olayların arkasında bunu yönlendiren bir karargahın olduğudur ve o karargahın çoğu kere bu planlamaları yaptığı ve belgeleri ortaya çıkardığıdır’ dediğini hatırlattı. Arınç, eğer Baykal ’iç çekirdeğin parçası’ derken, AK Parti’yi kuran üç kişiden biri olduğunu iddia ediyorsa bir şey diyemeyeceğini ancak Baykal’ın birkarargahtan bahsettiğini söyledi. Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bir ana muhalefet lideri bilmediği şeyi konuşmaz, demek ki onun bildiği bir karargah var ki, bu bütün ortaya çıkan olayları o karargah planlıyor ve düzenliyor. Dinleme kayıtları varsa o ortaya koyuyor, fotoğraf, belge varsa o çıkarıyor, iki kişi iki tane arabayla Çukurambar’a gitmişse ’ihbarı yapan da o, onları oraya gönderen de o’ demek istiyor Sayın Baykal. Ve benim bu karargahta görevim olduğunu söylüyor, söylemek istiyor. Ben Bülent Arınç olarak kendisine soruyorum. Böyle bir karargah neredekurulmuştur? Niçin kurulmuştur? Yöneticileri ve içinde olanlar kimlerdir? Bülent Arınç olarak benim buradaki görevim nedir? Elinizdeki bütün belgeleri, bilgileri ortaya koymaya mecbursunuz. Bu ciddi bir suçlamadır. Ben Bülent Arınç olarak başkaları kendi isimleriyle görev almışlarsa, onları ortaya çıkarmak, ifşa etmek, bu karargahla ilgili bilgi vermek cumhuriyeti sevmenin bir gereğidir, demokrasiyi sevmenin bir gereğidir. Siyasetçi olmanın bir gereğidir. Bunu söylemezseniz görevinizi yapmamış olursunuz.Ama ’yok ben bunu gözlerimle görmedim, sadece bir şüphe taşıyorum’ derse benim de kendileri ve partileriyle ilgili bazı şüphelerim var. O zaman onları konuşma hakkım doğar." İSRİAL’E TEPKİ Arınç, bir gazetecinin ’Gerilen Türkiye İsrail ilişkilerinin yeniden tesisi için neler yapılabilir? Türkiye’nin İsrail Filistin ilişkilerinde kendini bu kadar ön plana atması Türkiye’ye ne kaybettirir, ne kazandırır?’ sorusu üzerine, Türkiye’nin İsrail Büyükelçisi Çelikkol’un, İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı tarafından çağrılarak bazı eleştirilerde bulunulduğu ve el sıkılmadığı yönünde haberlerin’ bugün gazetelerde yer aldığını hatırlattı. Arınç, büyükelçinin kabuldeki görüntülerinin olumsuzlukyaşandığını gösterdiğini de belirtti. İsrail’in çok partili bir hükümet olduğunu ve koalisyon içinde de çok aşırılar ve radikaller olduğunu belirten Arınç, şunları kaydetti: "Dışişleri Bakan Yardımcısı olan zat, Dışişleri Bakanı Liberman’ın yardımcısı olduğuna göre, onlardan böyle bir sevimsiz açıklamanın gelmesi, hoş olmayan bir davranışın yapılması beklenebilir. Ama bu onları bağışladığımız anlamına gelmez. Bu davranış, fevkalade yanlış bir davranış olmuştur. Türkiye, bunun yanlışlığını mutlaka söyleyecektir. Ya nota vermek suretiyle ya da ilgili mercilere bu davranışın yanlışlığını mutlaka aktaracaktır. İsrail’in Türkiye Büyükelçisi de uzun süre Türk vatandaşlığınıtaşımış, Bergama doğumlu birisi. Bu olaydan bir hafta önce Liberman bütün büyükelçileri İsrail’e çağırdı ve Tel Aviv’de, ’Ey büyükelçiler siz gittiğiniz ülkede İsrail’in büyükelçisisiniz. Ama görüyorum ki siz o ülkeleri çok fazla sevmeye başladınız. Hatta bu sevginiz, İsrail sevgisinin de önüne geçti’ dedi. İsrail yönetimi, sadece Türkiye büyükelçisini çağırarak böyle bir davranışta bulunmuyor, aynı zamanda Türkiye’deki İsrail Büyükelçisine de aynı davranışları yapıyor. Ben diplomat değilim, olsaydım uygunbir cümle bulur, size söylerdim. Bunun karşılığı Türk Hükümeti tarafından ilgililere duyurulacaktır. İsrail ile Türkiye arasındaki ilişkilerin bozuk olmaması, hem bölgemizin hem dünya barışının gelişmesi için mutlaka önemlidir. Biz İsrail hükümetini, devletini hiçbir zaman eleştirmiyoruz. Sadece yaptıkları yanlışlıkları, uygulamaları, sebepsiz ve ölçüsüz güç kullanmasını ve bu güç kullanma sırasında da Gazze’de ve başka bölgelerde çocukların ve kadınların zarar görmesini eleştiriyoruz. Gazze’ye giden yardımkonvoyunun başında bulunan İngiliz milletvekili, İsrail’in orantısız, ölçüsüz güç kullanmasını eleştirmek için yardım konvoyunun başındaydı." "SUİKAST İHBARINI NE ZAMAN YAPILDI? Arınç, ’’Hakkınızdaki suikast ihbarının ne zaman ve nasıl yapıldığının sorulması üzerine, "Ben müsterihim, olayların sonucunu bekliyorum, çok rahatım, ülkemde böyle huzursuzluklar yaşanmasını da istemiyorum. 1230606 telefonundan yapılan ihbar ABD’den mi yapıldı, uzaydan mı, Neptün gezegeninden mi, Satürn’den mi, yoksa biraz daha yaklaştılar Çukurambar’dan mı, Ankara’dan mı, İstanbul’dan, Elazığ’dan mı, Bingöl’den mi? Kardeşim bunu araştır da bu çok merak edilecek bir şey değil bana göre. Senin asılsormak istediğin şey? Bu ihbar doğru mu çıkmış, yanlış mı çıkmış ona bakacaksın. Böyle bir ihbarın uzaydan yapıldığını düşünsek, mars gezegeninden böyle bir ihbar yapılmış olsa, emniyet telefonlarına böyle bir ihbar gelmiş olsa, emniyet de bunu değerlendirmiş ve sonunda da iki kişi ve iki tane araba, üstlerinden de filanlar filanlar çıkmış olsa, bu ciddi bulunduğu için bugüne kadar da yargı süreci işliyor olsa, ihbarı yapanlar mı suçlu, yoksa nereden yapıldığını mı araştıracağız?" şeklinde konuştu.